Sekseninci
Cumhuriyet Bayramimiz da
Ata'mizi Aniyoruz Nemli Gözlerimizle
(Epik bir siir)
Mahmut Esat Ozan
Chairman-Editorial Board
The Turkish Forum
Ağlamıyorum,
yalnız o benim Atamdı diye,
İçerim kavruluyor niçin gitmişti, niye
"Yanıma gel" demişti belki onu Yaradan,
Onu sanki armağan etti dünyaya buradan.
Bakın, görün Tanrı’nın aziz kulunu,
Geride bırakarak parasını, pulunu,
Kasım ayı onunda "Elveda" dedi bize
Ak renkli aygırıyla şahlanarak yöneldi,
Gökteki mekanına, almadan bile viza.
Anafartaların
şanlı "Efe"si,
Şadırvanlı fıskiye, ufukdan gelen sesi,
Meltemli rüzgarlarla dolasan her nefesi,
On'suz olsak da bugün avunduruyor bizi,
Türk gençliğine bıraktığı görkemli hikayesi.
Selanik denen yerde
"Atam" dünyaların oldu.
Babası ve anası tüm servetlere kondu.
Kutladı doğumunu evladı Mustafa’nın
Kaydını nüfusa koydu 1881 de
Dinleyin bakın ne diyor onun babası bize:
"Mustafa’nın annesini
Bir gün komsularımda gördüm,
Beyendim, sevdim, evlendim.
Mutlu oldum her saniye
Mustafa’cım doğdu diye,
Ogul'cugum oldu bize
Pahası yok bir "hediye".
Hocası bile ona, bir gün,
"Bence sen Kemal'sin" dedi,
Saadet'im kat kat arttı,
Dostlarımın adedi
Listeleri kabarttı."
"Bilirdim herkes gibi,
Ben de fani bir insandim,
İstikbal denen nesne,
Çok uzaklardadır sandım.
Geleceğin sonu değildi belli,
Yaşım olmuştu artık elli,
Sanmayın ki usanmıştım
Bu yorucu hayattan
"Ne başı var ne sonu" derler
Bu bitmeyen savaşa,
Her zaman derdi anam:
"Az yaşa, çok yaşa
Akibet gelir başa,"
Kişiler mangalda kor,
Azrail ise maşa.
Gerçek budur, katkısız,
Katılmaz su bu aşa.
Böylece yıllar geçti,
Atam sanki ateşti.
"Idadiye" okulunda
Bitirdi mektebini.
Kaybetti babasını
Tam o yılın sonunda.
Direnmesine rağmen
Anası Zübeyde’nin,
Seçmişti Atam mesleğini,
O sevdiği askerlerin.
Hazırlık kıtası, Kuleli,
Erkani Harp Okulu,
Abdulhamit, Jön Türkler,
Ataşe yaptı onu
Ordudaki büyükler.
Binbaşı oldu Mustafa Kemal,
Genç
ve aktif yaşında,
Zekasi dillere destan,
Kafası deha dolu,
Maydos ve Gelibolu,
Bekliyordu sanki onu.
O da bekliyordu
Bu önemli görevini.
Kuvvetliydi sağlam kolu,
Mudrikdi sağı solu.
Çanakkale, Kabatepe,
Seddülbahir, Ariburnu,
Tarih bile yazdı onu
Sicilli defterine.
Sir Ian Hamilton İngiliz Tacı adına
Almanlar tarafından
Liman Von Sanders Paşa
Aşık olmuşlardı zaferlerinin tadına.
Onlar ve başkaları andılar Gaziliğini
Gerçek tedbirleriyle yadettiler benliğini
Candan övgüleriyle,
"Cok Yasa Kemal Paşa"
Tabiri normalleşti
Kazdırdılar adını hem betona, hem taşa!
Özledim seni, Atam,
Koptuğun halde sinemizden,
Gözlerim hala yaşla dolu,
Mendillerim hep nemli,
Acım katmerli, demli.
Büründüm ben bu yasa.
Alırım havlucuğumu
Silerim hep yaşımı anlıma basa basa.
Kubilay’ı kesenlere
Sessizce haykırırken
Paylaşırdım öfkesini,
Bazı topsakallıların
Ciynerdi takkesini
Bilirdi bu yobazları
Benzetirdi onları
Anıran birer eşşeğe.
Konusurken bu konuda
Sinirleri gergindi,
Sözleri de testere.
Fakat herşeye rağmen,
Hiç te dinsiz değildi
Her an başı eğildi
Bayrağın huzurunda.
Ciddi, ama kırıcı
Olmayan karakteri,
Kendini tanıyanı
Ve hatta tanımayanı
Cezbederdi kendine
Erkek, kadın,anne, nine,
Baba, oğul, kardeşine
Kendini sevdirirdi.
Böylece çoktan erdi
Muradın zirvesine.
Tapardı güzel Atam
Vatana, vatandaşa,
Önemsizce gülümserdi
Ahrete, Arafata.
Bilirdi, ben sanirsam
Cennet, cehennem burda.
İçerdi rakısını
İftarda ve sahurda.
Derdi yobaz felsefesi
Bu vatana bu yurda.
Zararlı birer "hurda"
O sevdiğimiz Ata
Hiç te kıymet vermezdi
Etikete, şatafata
Sorardı arkadaşlarına,
Yapmazdi tek başına.
Hep kendi bildiğini
Koz gibi kullanırdı
Yardim severliğini.
Ne kırardı kalpleri,
Ne ederdi rencide,
Kimseyi bile bile.
Sevdiği mekan denizdi,
Kendisi de bir ada,
Geçirirdi
tatilini
O güzel Yalova’da.
Onu çekemeyenler
Kıskançlıktan delirdi.
Çünkü ö'nun mutluluğu
Kültüründen
gelirdi.
Softalkla çarpışan
Gerçekleri bilirdi
Hakkında hazırlanan
Tarihsel kitaplarda.
Holivut aktörü olmasa bile
Tiğ gibiydi eni, boyu,
Dobrasina konuşurdu.
Tatlı
sözlü, tok gözlü,
Güzel yüzlü, iyi sesli,
Yardıma cok hevesli,
Temsil eden, yeni nesli
Modern çapta bir Bay'dı.
Gidişinden bu yana
Altmış beş sene oldu
Her hatırlayışımda
Gözlerim yaşla doldu.
Hem
babamdı,
Hem de sanki hocamdı,
Nasıl unuturum O'nu
İlkbaharda buzların
Isınıp eridiği gibi,
Eriyor her seferinde
Yürekciğimin dibi.
O nun gittiği günden beri ,
Yas tutuyor Türkiye,
Bütün dünya ağlıyor
Her dağ, her bağ, her dere
Övüyor hala onu herkes
Göğsünü gere gere.
Bu kadar uzun bir zaman
Geçtiği halde aradan,
Çıkmaz güzel Atamızın
Bir tanecik benzeri
Ne Selanik’ten ne Ankara’dan.
Namert talih aldı onu
Aramızdan ayırdı
Şimdi olduk hepimiz
Gözleri akar çeşme
Bahtımız karalandı,
O konuyu hiç deşme!
Cumhuriyetin Sekseninde
Özlüyoruz seni Atam
Hüsranımız, acımız sanki
Dipsiz derin bir kuyu,
Hiç yaşlanma artık sen
Görkemli mekanında
Ferahla bizleri izle,
Hep hatırla evlatlarını
Bir kadeh rakından iç
Sonra da rahat rahat uyu!
* * *
This Epic Poem was composed
in Miami Lakes, Fl.oin February 5, 1996
meozan@turkishforum.com
|