EDITO N° 57
Murat V. ERPUYAN
(Français & Turc)
*** VERSION
FRANCAISE ***
Enfin, le dernier numéro de l'année
1998 parvient à ses lecteurs. J'espère que nos lecteurs et nos abonnés fidèles seront
indulgents pour cette revue qui va fêter bientôt ses dix ans.
La peinture sous verre, le dossier de ce numéro, est expliquée
avec brio par Neveser Aksoy. C'est avec sa sensibilté de peintre qu'elle collectionne des
peintures sous verre, un art plutôt populaire en Turquie et pratiqué dans de nombreuses
contrées de la planète. Nous trouvons finalement, dans ce numéro, l'occasion de
proposer à nos lecteurs un peu plus de poésie, de nouvelles et un article de fond sur
les clandestins, sujet qui ne quitte jamais l'actualité. C'est naturel, tant que certains
espaces prospèreront alors que dans d'autres la misère gagne chaque jour plus de
terrain, les hommes et les femmes voyageront en quête d'un meilleur avenir...
Combien de fois ai-je souligné l'importance que nous attachons
dans cette revue aux relations entre la Turquie et l'Europe. Comment peut-il en être
autrement ? Nous vivons en Europe et nous avons des liens intenses avec la Turquie. Je
regrette de constater chaque jour chez les intellectuels turcs de plus en plus de
critiques à l'égard de l'Europe. Il existe désormais un front représentant une large
intelligentsia, hostile à l'Union européenne. Et croyez-moi, ce ne sont ni des chauvins,
ni des nationalistes, mais leur grande majorité des intellectuels intègres, développant
des arguments extrêmement solides à l'appui de leurs thèses. L'affaire "Apo"
a exacerbé cette position... Nous aimerions dans les jours à venir, faire une analyse la
plus objective possible de cette imcompréhension mutuelle. Vos suggestions, vos remarques
sont les bienvenues.
En 1999, tout en fêtant nos dix ans, nous proposerons à nos
lecteurs une revue encore plus attrayante et riche en texte. Dans peu de temps, nous
allons publier un double numéro sur "un concept, deux pays : la laïcité en France
et en Turquie". D'autres dossiers sont en préparation par des spécialistes : image
et perception gréco-turque, Claude Farrère, les Ottomans, l'Art nouveau à Istanbul et
l'école de Nancy, Atatürk..
Continuez à soutenir OLUSUM/GENESE, en renouvelant votre
abonnement et en nous aidant à trouver de nouveaux lecteurs.
*** VERSION TURQUE ***
Nihayet, 1998’in son sayısını
ulaştırabiliyoruz okuyucularımıza. Umarım, abonelerimiz yakında onuncu yaşını
kutlayacağımız bu derginin böylesine gecikmeli çıkmasını hoşgörürler.
57. sayının dosyası camaltı resim sanatı üzerine. Neveser
Aksoy, ressam yaklaşımıyla, bu sanatı gayet güzel anlatıyor. Türkiye’de
genellikle bir halk sanatı olarak bilinen, dünyanın birçok ülkesinde de
karşılaşılan bu sanatın eserlerinden oluşan oldukça zengin bir koleksiyonu var
Aksoy’un. Elinizde tuttuğunuz sayımızda, dosyalarımızın yoğunluğu nedeni ile yer
sıkıntısından azalttığımız şiirlere, hikâyelere, denemelere daha çok yer
verebildik. Ayrıca, Fransa’da, Avrupa’da gündemden hiç düşmeyen
’kağıtsızlar’ yada ’kaçaklar’ olarak adlandırılanları irdeleyen bir
araştırma yazısı sunuyoruz. Dünyanın bir tarafında yaşam koşulları gelişirken,
zengin denilen ülkeler daha da zenginleşirken, öbür tarafında fakirlik hergün biraz
daha çok insanı yutarken, fakir ülkeler daha da fakirleşirken, bir kısım insanların
daha iyi yaşam koşulları için yollara düşmelerinden daha doğal ne olabilir ?
Avrupa’da yaşıyoruz, Türkiye ile yoğun ilişkiler
içindeyiz. Böyle olunca da, bu köşede sık sık Avrupa-Türkiye ilişkilerine
verdiğimiz önemi belirtme olanağım oluyor. Her geçen gün, Avrupa’ya tepki
gösteren Türk aydını sayısı artıyor. Bundan böyle Türkiye’de Avrupa karşıtı
aydınların oluşturduğu bir cephe var. Sakın kimse bunları, milliyetçilikle,
şovenlikle suçlamaya kalkmasın. Bu aydınlar saygın, bilimsel, hiçbir kirli işe
bulaşmamış, son derece sağlam görüşler üreten kişiler. ’Apo’ olayı bu durumu
daha bir perçinledi denebilir. İşte bundan hareketle gelecek sayılarda, iki taraf
arasında karşılıklı anlaşılmazlığı inceleyen yazılara yer vermek istiyoruz.
Önerilerinizi ve katkılarınızı bekliyoruz.
1999’da onuncu senemizi kutlamaya çalışırken, siz
okuyucularımıza daha ilginç, daha da yoğun yazılardan oluşan OLUŞUM/GENESE’ler
hazırlıyoruz. Pek yakında Fransa ve Türkiye’deki laiklik kavramını irdeleyen
geniş bir dosyayı yayınlayacağız. Türklerle Yunanlılar arasında karşılıklı
algılamayı konu edinen, Claude Farrère’i inceleyen, Osmanlıları işleyen, Nancy
ekolü ve İstanbul’daki ’art nouveau’ mimarisini tanıtan, Atatürk’ü anan
dosyalar hazırlanıyor.
OLUŞUM/GENESE’i, abone olarak, abonmanınızı yenileyerek,
yeni aboneler bulmamıza yardım ederek desteklemeye devam ediniz. |