Kurtulusu Mustafa Kemal örgütledi Alev ÇOSKUN Cumhuriyet - 03/08/2005 Vahdettin'in hainligini perdelemeye çalisanlarin Atatürk'ün Samsun'a çikisi ile ilgili iddialari da gerçeklerle bagdasmiyor Son padisah Vahdettin ''hain'' miydi, degil miydi biçiminde gelisen söylem, temmuz ayinda kamuoyunu isgal etti. Kimi yazarlarin mal bulmus tüccar gibi bu konuya egilmeleri karsisinda Cumhuriyet , konuya açiklik getirmek amaciyla 21 Temmuz 2005 tarihinde Ingiliz kaynaklarina dayanarak ''ihanetin belgelerini'' açiklayip, konuya bir nokta koymustu. Bu kez de konu: ''Atatürk neden gönderildi?'' ''Vahdettin, onu gönderirken kendisine özel bir görev verdi'' gibi yönlere kaydirilmistir. Bugün gerek ekonomik, gerek dis politika, gerekse yükselen karsidevrimci davranislar karsisinda, bu konu ne yazikki gündemde tutulmaya çalisiliyor. Cumhuriyet bu son tartismalara da bir nokta koymak için, yine belgelere dayanarak, Atatürk 'ün Anadolu'ya geçisinin nedenleri üzerinde durmaktadir. Mustafa Kemal'in Anadolu'ya gidisi ve görev yazisi hakkinda yalan yanlis bir çok yorumlar yapiliyor. Asli sudur: Mustafa Kemal'in görev yazisini yazan hükümet degil, yurtsever Albay Kazim Bey'dir. Mustafa Kemal'in genis yetkilerle donatilmis olarak Anadolu'ya geçtigi bilinmektedir. Ancak bu yetkilerin saptanmasinda ve genisletilmesinde, o günlerde Genelkurmay'da görevli olan ve Cevat Çobanli pasa ile Albay Kazim Bey 'in rolü büyük olmustur. Mustafa Kemal'in görev ve yetki yazisini Genelkurmay 2. Baskani Albay Kazim (Inanç) düzenledi. Albay Kazim Inanç, yurtsever bir subaydi. Çanakkale Savaslari sirasinda Seddülbahir savaslarina katilmis, Mondros ateskesinden önceki görevi de Yildirim Ordulari kurmay baskanligidir. Bu nedenle Mustafa Kemal'i çok iyi taniyan, seven bir subaydi. Bu görev yazisinin hazirlanmasinda, Mustafa Kemal'in bütün arzularini yerine getirmeyi bir görev bilmistir. Zaten Kazim Inanç daha sonra Anadolu'ya geçti. Baskomutanlik Meydan Savasi'na 6. Kolordu Komutani olarak katildi. Bu durum gösteriyorki Atatürk'ün Anadolu'ya geçerken görevlendirme yazisi onu seven Genelkurmay 2'ci baskani Albay Kazim Bey tarafindan düzenlenmistir. Görevlendirisin gerçek nedeni Karadeniz kiyilarinda Rum çeteleri faaliyetlerini arttirmislardi. Bölgedeki en önemli Kuvayi Milliyeciler ise, Giresun yöresinde Topal Osman , Trabzon yöresinde Yahya Kaptan 'di. Rumlarin, Paris'te yüksek sesle baslayan yaygaralari etkisini gösterdi. 200 kisilik bir Ingiliz askeri gücü Rum ve Ermeni azinliklarini korumak amaciyla, 9 Mart 1919'da Samsun'a çiktilar ve Merzifon'u isgal ettiler. Ama bu yeterli olmamisti, Rum ve Ermeni yakinmalari sürüyordu. Bu sirada Ingiliz Isgal Komutanligi'nin baskilari da artmisti. Eger Karadeniz yörelerindeki Türk çetelerinin Rum ve diger azinliklara yaptiklari saldirilar kisa sürede önlenmezse, kendileri ise el koyacak ve gerekirse bütün yöreyi isgal edeceklerdi. Izmir'den sonra bir de Karadeniz'in isgali Padisah ve hükümeti telaslandirmisti. Bu sorunlari yerinde çözmek için disiplinli ve yetenekli bir komutanin oraya gönderilmesi uygun olurdu. Mustafa Kemal Pasa bu is için tam aradiklari adam degil miydi? Hem yetenekliydi, hem de güvenilirdi. Enver Pasa basta olmak üzere Ittihatçilara karsiydi. Üstelik Padisah Vahdettin 'le Birinci Dünya Savasi sirasinda Almanya'ya birlikte yolculuk yapmisti ve simdi bile onun fahri yaveri unvanini tasimaktaydi. Hükümet karari ve padisah onayi çabucak gerçeklestirildi. Zaten Mustafa Kemal Pasa, Istanbul'da hiçbir is yapmadan alti aydir oturmaktan çoktan bikmistir ve düsüncelerini uygulayabilmek için Anadolu'da bir görev almanin firsatini arayip durma ktadir. Harbiye Naziri Sakir Pasa , Mustafa Kemal'i makamina çagirarak ona görevini teblig ettiginde, Mustafa Kemal'in sevincinin ne kadar büyük oldugunu tahmin etmek zor degildir. Mustafa Kemal, o mutlu haberi aldigi siralardaki duygularini söyle dile getirir: ''Ne âlâ sey, talih bana öyle uygun sartlar hazirlamisti ki, kendimi onlarin kucaginda hissettigim zaman, ne kadar bahtiyarlik duydum, tarif edemem. Bakanliktan çikarken, heyecanimdan dudaklarimi isirdigimi hatirliyorum. Kafes açilmis, önümde genis bir âlem vardi. Kanatlarini çirparak uçmaya hazirlanan bir kus gibiydim...'' |