Kopenhag Sonra Gelir... Oktay EKŞİ Hürriyet - 18/09/2003 AVRUPA Birliği işin tadını kaçırdı... Daha doğrusu Türkiye'ye karşı dürüst davranmadığını bir kere daha gösterdi. Bu defa da konu, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkeler adına ilan ettikleri ‘‘Terörist Örgütler Listesi’’...
Yapılan açıklamaya göre PKK'nın devamı olan KADEK terör örgütü değilmiş. Çünkü KADEK'in henüz herhangi bir terör eylemi görülmemişmiş.
Anımsayacağınız gibi El Kaide örgütü 11 Eylül 2001 tarihinde New York'taki meşhur İkiz Kuleleri yerle bir edip 3 binden fazla insanın ölümüne sebep olduktan sonra ‘‘Terörle Mücadele’’ tüm dünyada öncelikli bir konu olmuştu. AB de bu sırada ‘‘terörist örgütler listesi’’ yayınlamıştı.
Tahmin edeceğiniz gibi ilk listede ne PKK vardı ne de DHKP-C... Ama PKK'dan zerre kadar farkı olmayan İspanya'daki BASK örgütü listedeydi.
Türkiye bastırınca PKK ve DHKP-C Mayıs 2002'de listeye kondu.
Velakin PKK, o tarihten bir ay önce KADEK olmuştu. Böylece Türkiye'ye karşı yeni bir samimiyetsizlik örneği ortaya konulmaktaydı.
Nitekim AB adına açıklayan Komisyon sözcüsü Gunnar Wiegard gazetecilerin KADEK'i neden listeye almadıklarına ilişkin sorusuna ‘‘KADEK adının şimdilik listeye girmediğini ancak ileride girebileceğini’’ söyleyerek yanıt vermekteydi. (4 Mayıs 2002, gazeteler)
Peki PKK ile DHKP-C listeye girdi de bir şey mi değişti?
Örneğin bu örgütlere doğrudan veya dolaylı yoldan para vs. yardımı yapanlardan çiddi bir şekilde hesap mı soruldu?
AB üyesi ülkelerde cirit atan PKK ve DHKP-C üyelerinden kaçı yakalanıp da adalet huzuruna çıkarıldı?
Teröristlere yardımda bulundu diye kendisine sığınma hakkı verilmeyen tek bir isim mi duyduk?
Daha da somut olanını soralım:
Fehriye Erdal'ı mı iade ettiler? Dursun Karataş'ı mı yakaladılar?
Bu soruların tamamına vereceğiniz tek ve doğru yanıt, ‘‘Hayır’’dır.
Almanya'da Abdi C. isimli bir DHKP-C'linin 20 Haziran 2002 tarihinde yakalanması ile İngiltere'nin Cheshire kentinde 15 Aralık 2002 tarihinde Songül Özgür, Alaattin Kalender, Selver Kaplan, Birten Kalaycı ve Gürkan Gür isimli 5 Türk ile bir İrlandalının gözaltına alınması hariç AB ülkeleri hiçbir şey yapmadılar.
Belki de korktular. Çünkü DHKP-C adına 9 Mayıs 2002 günü Brüksel'de bir basın toplantısı yapan Musa Asaoğlu ‘‘AB bu kararını uygulayamaz. Uygularsa dökülecek kandan onlar sorumlu olur’’ demişti. Keza PKK'nın lider kadrosundan Osman Öcalan da, 15 Mayıs 2002 tarihinde ‘‘Bazı dost ülkeler bize bunu (PKK'nın adının listeye konulmasını) ciddiye almayın. Bu sadece bir formalitedir. Káğıt üzerinde kalacaktır mesajını gönderdiler’’ diyerek AB'nin gerçek tutumunu gözler önüne sermişti.
O nedenle bizden Kopenhag Kriterleri'ne uymamızı isteyen AB yetkililerinden biz de listeye isim koymalarını değil Kopenhag Kriterleri'nden daha da önemli bir şeyi, dürüst olmalarını isteyelim. |