Tepki?.. La Une de Cumhuriyet - 14/12/2002 Bir süreden beri merakla beklenen Kopenhag Zirvesi Türkiye hesabına olumsuz bir sonuçla kapandı. Olayın bu yanı tartışmaya yer vermeyecek kadar açık seçiktir; AB'de on yeni devlet üyeliğe yazılırken Türkiye'ye müzakere tarihi verilmemiş; bu konunun ancak 2004 yılı sonunda ele alınacağı bildirilmiştir. Şimdi bu olumsuz karar üzerine Türkiye'nin ne yapacağı ve ne gibi tepkileri gündeme getireceği konuşulmakta, bu alanda gerekli gereksiz önerilerin gündeme girdiği görülmektedir. ** Türkiye'nin Avrupa'ya dönük yüzü, bir politika tercihinden doğmuyor; bu bir uygarlık ve kültür, daha açık deyişle 'Aydınlanma' sorunudur; ülkemiz Avrupa Birliği ortada yokken bu alanda seçimini yapmıştı. Bu konuda fikir veya kafa karmaşasına düşülmesinden sakınmak gerekir. Unutulmamalı ki biz laik Türkiye Cumhuriyeti'ni Avrupa'nın en etkili devletleriyle savaşarak kurduk. En başta İngiltere olmak üzere, Batı'yı yenilgiye uğratıp Anadolu üzerindeki taleplerinden vazgeçirdikten sonra, Batılılaşma süreci Atatürk Türkiyesi'nde hızlanmış; öğretim ve hukuk devrimleri yapılarak çağdaşlaşma yolunda yürünmüştür. Avrupa'nın AB kapsamında olumsuz yaklaşımı Türkiye'yi tarihsel yörüngesinden çıkaramayacaktır; laik Cumhuriyetin demokrasi yolunda eksiklerini tamamlaması, Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye dönük kararlarına bağlı değildir. ** Ancak bir gerçeğin altının çizilmesinde de saymakla bitmez yararlar var. Küreselleşme sürecinde hızla dönüşen dünyamız Avrupa'dan ibaret değildir; gezegenimiz gittikçe küçülüyor, kıtalar arasındaki ilişkiler yoğunlaşıyor, insanlık bütünsel bir mantık kapsamında düşünülüyor. Avrupa, refaha erişmiş Hıristiyan toplulukları bir araya getiren örgütlenmeyi yeğliyorsa, diyecek yok!.. Batı'nın çağdaş değerlerini AB ortada yokken yeğleyip benimsemiş bir tarihe sahip olduğumuzdan Türkiye'nin yürüyeceği yol değişmeyecek. Cumhuriyet |