hautdroite2.gif (179 octets)

Ataturquie

A TA TURQUIE, Association socio-culturelle

EUROPE - TURQUIE

--- Retour ---

Terazi

Mümtaz SOYSAL
Hürriyet - 04/12/2002

 

ŞU SIRADA Türkiye'yi yönetme durumunda olup da önemli kararlar almanın eşiğinde bulunanların akla gereksinimleri var.

Evet şu sırada, yani Avrupa Birliği'yle tam üyelik müzakerelerinin başlaması için tarih istendiği, hatta tarih için tarihe bile razı olunduğu sırada.

Akla gereksinim duyanlara akıl verecek olanların öyle çok akıllı, üstün zekâlı, çok iyi yetişmiş olmaları da gerekmiyor. Elbet deneyimli olsalar daha iyi ama, sıradan insanlar da olabilirler. Öyle devlet adamı, diplomat, hukukçu falan olmaları da şart değil. Aklı başında, sağduyulu, işadamı, tüccar, bakkal, hatta pazarcı falan da olabilirler.

Örneğin, uzak kasabalardan birinde pazarcı olsalar... Elmalarıyla ünlü, fakat armudu olmayan yerlerin birinden köylünün biri gelse ve ''Üç kilo armut ver, ben de üç kilo elma vereyim'' dese, onun da aklı yatsa ne yapar? Üç kilo armut tartıp terazinin bir kefesine koyar, öbür kefeye de üç kilo elma konsun ister değil mi? Gerçi dilde ''elmalarla armutları birbirine karıştırmak'' diye bir deyim vardır, ama bu farklı: ortada somut meyveler var ve sadece ağırlıklarını tartıyorsunuz.

K openhag'daki alışveriş öyle mi? Terazinin bir kefesinde tarih ya da ''tarih için tarih'' gibi soyut bir kavram. Üstelik, bu konudaki kararın uygulanması bile kesin değil. Zirvede devlet ya da hükümet başkanları bir kararı ancak açıklayacaklar; bunun kesinleşip yürürlüğe sokulması için Avrupa Komisyonu ve Avrupa Konseyi denen yürütme organlarının devreye girmesi, hatta sürece Avrupa Parlamentosu gibi bir organın katılması gerekecek. Ayrıca tarihin, hatta ''tarih için tarih'' in ne gibi koşullara bağlanacağı da son ana kadar belli olmayacak.

Peki, karşılığında istenenler?

Yine ''uyum paketi'' diye çıkarılan ve Bakanlar Kurulu'nda apar topar görüşülüp Meclis'e acele gönderilen tasarılara bakın: Bazısı ülkenin hukuk sistemini derinden sarsacak niteliktedir; hukukçularınızın vicdanını yaralar. Bazısının ucu yıllar boyu büyük titizlikle korunmuş olan ulusal çıkarlara dokunur; onları korumak için geçmişte mücadele vermiş olanları küstürür. Bazısı yabancı devletlerin uzun süredir peşine düşüp de koparamadıklarının verilmesi demektir; diplomatlarınızı şaşırtıp halkınızın onurunu kırar.

''Ne çıkar? Yanılmışsak, aldatılmışsak, verdikleri tarihin on para etmediği anlaşılmışsa, hatalarımızı düzeltir, verdiklerimizi geri alırız'' diyebilirsiniz.

N e var ki, verilenlerin bir kısmı, Lozan gibi uluslararası konferanslarda büyük güçlükle elde edilmiş hakları başkalarına hediye edici niteliktedir.

Ya Kıbrıs gibi, toprak gibi, başkaları için ölmek gibi çok somutsa bunlar?

İşte o zaman, tarih türü ''hava civa'' lar karşılığında verilenler gitti gider; yaşananlardan ve yaşamış olanlardan ise ancak pişmanlıklar, acı anılar kalır.

     

 

[Présentation] [Press-Book] [Album] [Activités] [Actualités] [Nous Contacter] [Olusum/Genese]
[Dossier O/G] [Editions A TA TURQUIE] [Bibliographie] [Bibliothèque] [Poésies] [Hommage] [Galeries]
[Exposition] [Manifestations] [Annuaire] [Annonces] [Informations] [Liens] [Carnet Rose] [Quoi de Neuf]

Copyright 1999-2000 © Site créé par ATATURQUIE
Tel : 03 83 37 92 28 / Fax : 03 83 37 83 30 / poste@ataturquie.asso.fr
Webmaster :
Dominique SOUTREL
Site optimisé en 1024 x 768 pour Microsoft Internet Explorer 5

basdroite.gif (174 octets)