hautdroite2.gif (179 octets)

Ataturquie

A TA TURQUIE, Association socio-culturelle

EUROPE - TURQUIE

--- Retour ---

Efes'te Sezen Aksu Dersi

Oral ÇALISLAR
Cumhuriyet - 01/09/2002

Sezen Aksu , Efes Antik Tiyatro'daki olaganüstü konserine Kürt siyaset adami ve sair Kemal Burkay 'in ''Hadi Gülümse'' siyle basladi. Yilmaz Güney 'in sembolü haline gelen ''Arkadas'' sarkisiyla bitirdi. Antik Tiyatro'nun bu konser için açilan en üst bölümleri bile dolmustu. Pek çok kisinin içeriye giremedigi 30 bin kisilik konser, bir büyük sanatçinin, kendi kentinde verdigi dev bir özgürlük ziyafetine büründü.

Feriköy Vartanant Ermeni Kilise Korosu'yla Ermenice ''Sari Gelin'' i söyleyen Aksu, ardindan ''Ermenice söyledik, Türkiye bölünmedigine göre simdi de Kürtçe bir türkü söyleyeyim'' dedi. Etkileyici bir Kürt türküsüne basladi. Diyarbakir Büyüksehir Belediyesi Çocuk Korosu sahneye çiktiginda, seyircilerin arasindan Güneydogu siveli bir kadin ''Türkiye seninle gurur duyuyor'' diye bagirdi. Kürtçe türküler söylenirken zilgitlar çekiliyordu.

Los Pasaros Sefaridis'le Ibranice, Oniro Rum Müzik Korosu ile Rumca sarkilar söylerken yitip giden bir kültür, 2000 yillik sahnede yeniden canlaniyordu. Sezen Aksu, sarkilarin bir yerinde vokalisti Nurcan 'i dans etmesi için yanina çagirdi. Enderun Klasik Türk Müzigi Toplulugu'nun müzigi sirasinda dans eden erkek, bir baska geleneksel kültürü yansitiyordu. Konserin sonunda karsilastigimiz Cüneyt Özdemir , ''Erkek, Televole programlari için hazirlanmis mizansenlerdeki dansçiya hiç benziyor muydu? Dogal bir Kasimpasali'ydi, kendi havasi içinde dans etti'' diyordu. Ondan önce de bir kadin dansöz sarkilar a eslik etmisti.

Oniro Rum Müzik Grubu, ana, baba ve bir oguldan olusuyordu. Zaten Türkiye'de kaç Rum kalmisti ki! Baba ile oglun birlikte oynadigi zeybek, 30 bin kisiyi ayaga kaldirdi. Çikista Fatos Güney 'le karsilastik, konserin Yilmaz Güney'in ''Arkadas'' iyla bitmesi onu çok duygulandirmisti: ''Kendimi tutamadim, agladim'' dedi. Çevremdeki birçok insanin gözleri yasliydi.

****

Sezen Aksu'nun ''Türkiye Sarkilari'' konseri, bir konser olmanin çok ötesinde bir anlam tasiyordu. Daha düne kadar azinlik vakiflarinin mallarina, mülklerine bu ülkede el konuyordu. Kürtçe türkü söyleyenin basi dertten kurtulmuyordu. Sezen Aksu, bu ülkenin büyük sanatçisiydi. Bu ülkenin bütün kültürlerini sahipleniyordu. Buradaki zenginligi kavramisti. Kendi kentlilerine mesaj veriyordu. ''Bakin Kürtçe türkü söyleyince bir sey olmuyor. Tersine büyük bir zenginligi baris içinde birlikte yasatiyoruz'' diyordu.

Sezen Aksu'nun bu anlamli mesajina 30 bin kisilik büyük topluluk coskuyla destek verdi. Orada kimsenin bir siyasi hesabi yoktu. Seçimlere hazirlanan Türkiye'de idam üzerinden, dil üzerinden prim yapmaya çalisanlara Izmirlilerden destek yoktu. Izmirliler, sevgili Sezen'lerinin verdigi mesaji almislardi. Çikista karsilastigim her tanidik Izmirlinin yüzü sevinçle parliyordu. Efes'te Sezen Aksu önderliginde bir kültür gösterisi yapildigini dile getiriyorlardi. Bir Izmirli ''Sezen büyük bir sanatçi olarak en büyük gösterilerinden birisini yapti. Ona da bu yakisirdi'' diyordu.

****

Iki gün önce Efes harabelerini gezmistim. 2000 yil önce burada yasamis büyük ve zengin kültüre bir kez daha hayran kalmistim. Efes Antik Tiyatrosu'ndan yüzyillar önce kim bilir hangi kültürler, hangi milliyetler gelip geçmisti? Hangi diller, hangi topluluklar yok olup gitmisti? Hangi gladyatörler belki özgürlügümü kazanirim diyerek karsisindakini acimasizca öldürmüstü? Yamaç Evler'de hangi saraplar içilip, kim bilir hangi baliklar yenmisti?

Efes Antik Tiyatro'nun isiklar içindeki görüntüsü, heybetli ve büyüleyiciydi. 2000 yillik bir tarihin içinde, su kisacik ömrümüzde, yillarla ifade edilen çesitli kavgalardan arta kalan bir gece yasiyorduk. Sayilari 2000'ler civarinda olan Rumlarin sarkilarini dinlerken gözlerimiz bugulaniyordu. Belki de izleyicilerden pek çogumuz Rum müzik toplulugunun üyeleriyle birlikte Efes'lilerin torunlariydik. Ermeniler 50 bin kisi kalmislardi. Yahudiler 25 bin. Yitip giden bir tarihin içinde, Sezen Aksu bizlere yitip giden bir kültüre sahip çikmamiz gerektigi dersini verdi. Hakliydi, onun için çok büyük destek aldi, çok büyük sevgi gördü.

Yilmaz Güney yad ellerde ölmüstü. Belki iki bin yil önce yine bu topraklarin bazi sanatçilari Efes'ten kaçmak zorunda kalmislardi. Tiyatronun hemen yani basinda yakilmis bir kütüphane duruyordu. 2000 yil sonra bu ülkede hâlâ kitap toplatilmiyor mu? Türküler yasaklanmiyor mu?

Sezen Aksu'ya, o muhtesem gece için sonsuz tesekkürler...

oralcalislar@yahoo.com

    

 

[Présentation] [Press-Book] [Album] [Activités] [Actualités] [Nous Contacter] [Olusum/Genese]
[Dossier O/G] [Editions A TA TURQUIE] [Bibliographie] [Bibliothèque] [Poésies] [Hommage] [Galeries]
[Exposition] [Manifestations] [Annuaire] [Annonces] [Informations] [Liens] [Carnet Rose] [Quoi de Neuf]

Copyright 1999-2000 © Site créé par ATATURQUIE
Tel : 03 83 37 92 28 / Fax : 03 83 37 83 30 / poste@ataturquie.asso.fr
Webmaster :
Dominique SOUTREL
Site optimisé en 1024 x 768 pour Microsoft Internet Explorer 5

basdroite.gif (174 octets)