Aci Gerçek Hikmet BILA Cumhuriyet - 28/09/2005 Avrupa'da Türkiye'nin AB üyeligini samimi olarak isteyenler de var, karsi olanlar da. ''Söz verdik, artik geri dönemeyiz'' diyenler de var, ''Oyalayalim'' diyenler de... Ama öyleleri de var ki, onlarin ettikleri dangalakça laflari, gösterdikleri davranislari anlamaya çalisanlar, isin içinden çikamiyor. Öyle laflar ediyorlar ki, ne Türkiye'nin üyeligiyle ilgisi var ne AB kriterleriyle ne de baska bir seyle...
Devlet dairelerinden Atatürk resimleri kaldirilmali, Güneydogu'ya özerklik verilmeliymis. Ve daha neler, neler...
Sanki agiz birligi etmisçesine, Türkiye'de AB davasina kendini gözü kapali adamis olanlarin bile tüylerini diken diken edecek biçimde konusuyorlar. Insan sormadan edemiyor: Yoksa bunlarin gerçek amaçlari bu ülkede insanlarin tepesini attirip ''Alin AB'nizi basiniza çalin'' dedirterek ''Türkiye belasi'' ndan kurtulmak mi?
28 yildir Isveç'te Türkçe yayinlar kaldiriliyormus. Yerine Kürtçe yayinlara agirlik verilecekmis. Gelin de yorumlayin. Aklini peynir ekmekle yemisler öne çiktikça Avrupa'nin toparlanacagi yok.
Agzinla kus tutuyorsun, yine yaranamiyorsun.
Onlarin istedigi her adimi attiginda karsina yeni bir kosulla geliyorlar. ''Türkiye Ermeni soykirimi yapmistir'' diyenler bile konferans düzenliyorlar. Iktidariyla muhalefetiyle büyük çogunluk destek veriyor. Güleryüz bekliyorsun. 'Küt' diye yeni kosul:
''Rum kesimini hemen taniyacak, ek protokolü eksiksiz uygulayacaksin.''
''Bakin ne kadar da hosgörülü, ne kadar da demokratigiz'' diye Hatay'da ''Medeniyetler Bulusmasi'' nda dinleri bir araya getiriyorsunuz, ertesi gün yeni kosullar:
''Sana serbest dolasim falan yok, üye olsan senin yurttaslarin Avrupa'ya vizesiz giremez.''
''Rumlarin NATO'ya girisi konusunda senin veto hakkin olamaz.''
''Limanlarini, havaalanlarini hemen Rum gemilerine, uçaklarina açacaksin. Uygulamada en küçük bir aksaklik görürsem müzakereleri askiya alirim.''
19'uncu yüzyil stratejilerinin 21'inci yüzyildaki uygulamalarina sasmak anlamsiz. Demek ki bazilari için bir sey degismiyor. Bu gerçek, herhalde en iyi KKTC Cumhurbaskani Mehmet Ali Talat 'in sözlerinde dile geliyor. Çözümü engelledigini öne sürerek Denktas' i deviren, ama önceki gün ''Rumlar beni Denktas'lastirdi'' diyen Talat'in su sözleri tarihe geçti bile:
''Çözüme yanasmayan Rum tarafi AB'de tecrit edilmelidir. Rumlar sinsi, entrikaci, kaba, son derece baskici, egemenlik iddiasini üst düzeye çikarmis, kati, uzlasmaz bir politika izleyerek Türkleri egemenlikleri altina almaya çalisiyorlar. Bunu kabul etmemiz mümkün degildir.''
''Rumlar için en iyi Türk, Rumlar gibi düsünen Türk'tür. Böyle bir Türk de yoktur. O yüzden kim bu göreve gelirse, onlar bir Talat, bir Denktas yaratacaklardir.''
Aci gerçeklerin, Kibris referandumundan bu kadar kisa bir süre sonra kendini kabul ettirmis olmasi da bir gelismedir.
hikmet.bila@ntv.com.tr |