Mizahî Dram... Cumhuriyet - 18/07/2005 Türkiye iki tür terörün kanlı saldırılarına açık hedeftir; hem 'dinci' hem de 'etnikçi' tedhiş olaylarıyla başımız derttedir. Ancak her ikisinde de içine düştüğümüz garip durumu akıl ve mantıkla açıklamak güçtür. Etnikçi terörün son günlerde yeniden yükselişi, medyamızda yer alan çoğu yorum ve habere göre, PKK lideri Abdullah Öcalan 'ın talimatına bağlanıyor. Öcalan şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin bir cezaevinde yatıyor. Yine medyamızda yayımlanan çoğu haber ve yoruma göre PKK'nin ana üssü sayılan Kuzey Irak'taki Kandil Dağı'na operasyon yapmak isteyen Türk askerine engel olan güç ABD'dir. Amerika Türkiye'nin stratejik müttefiki sayılıyor. Yaşanan olay bu biçimiyle mizahî bir içerik kazanmıyor mu? Vaktiyle Türkiye'ye teslim ettiği Öcalan ile Amerika'nın arasında şimdi taktik birlik mi oluşmuştur? Şaka bir yana.. Türkiye, içinde bulunduğu garip durumu ciddiyetle değerlendirmek zorundadır. * Dinci terör olgusunda da Türkiye'nin çok ilginç bir çelişki içine düştüğü görülüyor: Uluslararası dinci terör Londra'dan önce İstanbul'u vurmuştu; bütün dünyada izlendiği gibi 'terörist İslamcı', 'ılımlı İslamcı' dan yöntem bakımından ayrılıyor. Ancak bu kapsamda Türkiye'nin İslam dünyasında farklı bir konumda bulunduğu açıktır; çünkü Müslüman coğrafyasında tek laik ülke olarak özel bir durumumuz var. Türkiye Cumhuriyeti, İslam dünyasında tek laik devlet olarak yalnız dinci terorizmin ve radikal İslamın tehdidi altında değildir; aynı zamanda ülkemizi ılımlı İslam devletine dönüştürmek isteyen iç ve dış güçlerin baskısı altındadır. Bu alanda baskı öylesine artmıştır ki siyasal hayatımızı belirleyen çelişki, hükümet-devlet ve de iktidar-yargı çatışmasına dek tırmanmıştır. * Gerçekte yaşadığımız dönem mizah açısından ilginç olmakla birlikte, ağır bir tarihsel dramdan geçiyoruz. Bu sorunsalı ve karmaşayı çözebilecek bir yeni iktidarın zorunluluğu gün geçtikçe daha güçlü biçimde kendini duyuracaktır. |