Irak Politikalarinin Iflasi
Cüneyt ARCAYÜREK Cumhuriyet 16/01/2005 Hükümetin Irak politikalarina, Irak'la ilgili kaygilarina ABD'nin bes paralik deger vermedigini son günlerdeki gelismeler kanitliyor. Ikinci Irak savasi baslamadan önce Türkiye'nin vazgeçemeyecegini vurguladigi kirmizi çizgiler; ABD'nin bir iki kisa demeci ve girisimiyle birkaç gün içinde iflas etti.
Simdi ikinci asamadayiz. Hükümet ABD'den PKK'nin ortadan kaldirilmasi için sürekli isteklerde bulundu, bulunuyor. Kerkük'ün Kürt kenti olmasina asla riza gösteremeyecegimizi bir degil bin kez yineledi. Kürt asiretlerinin, özellikle Barzani 'nin Saddam zamaninda kenti terk ettiklerini öne sürerek on binlerce (bugüne dek 300 bin) Kürt'ü burada konuslandirmasina, bölgedeki nüfus dengesinin Kürtler lehine, Araplarla Türkmenler aleyhine degistirilmesine sert ifadelerle sürekli karsi çikti. ABD'yi her firsatta uyardi. ''Kerkük'ün Kürt kenti olamayacagini'' sadece kapali kapilar arkasinda tartismadi, kamuoyuna ilan etti. ABD, her çikisimizi yumusak ifadelerle geçistirdi. Kerkük'le ilgili kaygilarimizi anladigini, hatta paylastigini açikladi. Türkiye ABD'yi, Kuzey Irak Kürtlerini sürekli uyardi da sonuç ne oldu? **** Sonucu son gelismeler gösteriyor: Irak'ta seçim yaklasiyor. Kent seçimleri yapilacak; tam bu asamada hükümetin Kerkük kaygilarinin, uyarinin ABD nezdinde bes paralik degeri olmadigini açiklayan haber -AA kanaliyla- Washington'dan geldi. Üstelik yazili bir açiklamayla. Disisleri sözcüsü Richard Boucher, ''Saddam hükümetinin Kerkük ve çevresinde uyguladigi haksiz politikalara çare bulma çabalari, Iraklilarin üzerinde karar vermesi gereken iç konulardir. Kent sakinlerinin zorla sürülmesi, mallarina el konulmasi ve yerel idari birimlerin sinirlari üzerinde oynanmasi, bu konulara dahildir...'' diyor. ABD'nin ikiyüzlülügü böylece ortaya çikti: Kuzey Irak Kürtlerinin Kerkük ile ilgili bugüne degin yürüttügü politika ve uygulamalari destekliyor. Bizimkiler -basini kuma sokan devekusu gibi- hâlâ Ankara'da son günlerde yapilan görüsmelerde PKK ve Kerkük'le baglantili kaygilarimizi ABD'nin olumlu ve ilimli karsiladigindan söz ediyorlar. Türkiye, kocasi tarafindan ''aldatilmis es'' konumunda! **** ABD, Kandil daglarinda yuvalanan PKK'nin silahla temizlenmesine yesil isik yakmayacagini artik ikinci sinif açiklamalarla duyurmuyor. Amerikan Merkez Kuvvetleri Komutani John Abizaid 'in, Ankara'ya, ''PKK ile savasmak için asker ayiramayacagini'' bildirdigini New York Times yaziyor. Sorunun askersel yönünü çözemeyen Türkiye; PKK'nin kurdugu; Kerkük, Bagdat gibi kentlerde örgütledigi iki siyasal partinin 30 Ocak'ta seçimlere katilmasina olanca gücüyle karsi. Tabii bu ugrasi da fos çikti: -Sabah'ta dün okudugumuz habere göre- PKK partileri Irak'ta (ve Ankara ile Istanbul'da) seçime girmeye hak kazaniyor. Bu da, hükümetin Kuzey Irak politikasinin ne denli etkili oldugunu (olamadigini) gösteriyor. **** TBMM'de persembe gecesi izledigimiz bir tartisma, teslimiyetçi politikayi bir baska açidan sergiledi. Uluslararasi bir anlasmanin görüsülmesi sirasinda Irak'ta PKK'nin denetiminde Türkiye'den koparilan 9800 Kürt vatandasin Irak'ta Aprus kampinda tellerle çevrili bir alanda tutsak olarak yasadigi, bu kampa BM bayragi çekildigi ve BM'nin yiyecek sagladigi anlatildi. Onur Öymen , 1995'te (Disisleri Müstesari oldugu bir sirada) zamanin hükümetinin, terör örgütünün denetimindeki kampa BM bayragi çekilemeyecegini içeren sert bir tavir takindigini ve su sonucu aldigini söyledi: BM bayragi indirildi, yiyecek verilmesi durduruldu. Son yillarda ne oldu? BM bayragi altinda ikinci kamp Mahmur'da, 4500 vatandasimizin toplandigi üçüncü kamp Dohuk'ta kuruldu. Bu hükümet, Irak'taki egemen güç ABD'ye söz geçiremiyor, bu kamplari dagittiramiyor. Digerlerinin yani sira bu son örnek, hükümetin Irak politikasinin iflas ettiginin bir baska kaniti. |