NOKTA ve VIRGÜL Selçuk M. PERIN 21 Kasim 2003 Içimizden okumadigimiz bir bela kalmadi. Kinamadigimiz bir örgüt, bir ülke de kalmadi. Ama ölenler öldü, yaralananlar da yaralandi. Ne suçlari vardi? Bu vatandaslarimiz ve düsen yabancilar dünya Terörist kampanyalarinda verilmis sehitlerdir. Zinhar unutmayin. Ama hedef kim? Türkiye mi? AB mi? Ingiltere veya Amerikami? Tespit edebiliyorsaniz bize de söyleyin ki bilelim! Bana sorarsaniz hedef Teröre cephe açmis bütün ülkeler. Bana sorarsaniz, hedefleri Türkiyede seçerek zayiflatilmak istenen Türkiye kullanilmistir. Bu Türkiyeden istenenlerin ve yapilanlarin bir neticesidir. Avrupanin ve Batiya dönük ülkelerin yumusak karnindan girilerek Bati vurulmustur. Bu arada pek tabii ki ABnin uzun zamandir gütmekte oldugu böl ve idare et politikasi da bir darbe yemistir. Durum böyle iken sen ABD ve sen AB, terörle mücadelede ödün vermeyen Türkiyenin karsisindaki örgütleri neden TERÖRIST olarak tanimlamak için Mart 2003e kadar bekledin? Neden AB ülkeleri içerisinde bir Belçika, bir Fransa bir Hollanda teröristleri tanimamak için bu kadar direndi? Sorularimiz çok! Noktalar ve virgüller de çok... Ama sorularimizi açik seçik, ayan beyan soran yok. Birinci NOKTA bu. Benim ülkemde, benim vatandaslarima yönelik bir saldiri olacak ve ben de sessiz, sedasiz oturacagim. Yok efendiler böyle bir sey! Ne kadar kötü, ne kadar dehset verici olursa olsunlar, bu olaylarin bir de iyi tarafi var. O da simdi top bizde. Simdi hareket etme sirasi bizim ve kontratakta gol atma sansimiz çok. Bizim sistemimizi kinayan, bizim sistemimizi iyi bulmayan, bizim sistemimizi kendi sitemlerine çevirmeye çalisanlara bir mesajimiz var. Istediklerinizi yapmaya devam ediyoruz, ancak bu olanlarin tekrarina müsaade etmemeye kararliyiz. Sizin sistemlerinizin bize uygun olanlarini kullanabiliriz. Ama bizim kendi yöntemlerimiz cografi konumumuza uygun olarak yeri geldiginde basarili olmustur. PKK terörü ile savasta bunu ispat ettik, ama sizler PKK terörünü desteklediniz.Bu hadiseler onun devamidir dememiz gerekiyor. Bu da VIRGÜL. Bu gibi olaylar sonrasinda galeyana gelmeyip, kontrataktan da bir gol yemememiz gerekiyor. Ileriye dönük olarak sorunlarimizi çözmek ve daha saglam temellere oturmus bir Türkiyenin gelecegi egitimdir. Bu egitim de yüz binlerle sokaklarda gezinen çocuk ve gençlerin egitimidir, ama egitimden önce de bu çocuk ve gençlerin önlerinde sicak bir çorbaya, üzerlerinde kendilerini yagmurdan, çamurdan, kardan koruyacak bir dama, bir battaniyeye, gidecekleri bir okula, kullanacaklari kitap, defter ve kaleme ihtiyaçlari var. Her seyden önce de bu dimaglari egitecek ögretmenlere, egitmenlere ihtiyaci var bu çocuklarin. Istikbalimiz dedigimiz gençligin egitilmesi artik bir sekilde, hükümetin birinci görevi olmasi gerekiyor. Bunu da bizlerin her gün onlara hatirlatmamiz gerekiyor. Bu egitim, Imam Hatip okullarinda ve Kuran Kurslarinda beyin yikayarak verilecek disiplin egitimi degildir. Bu egitim gençlerimizi hayata hazirlayacak, bu egitim bu dimaglari Türkiyeyi herkesin istedigi düzeye getirecek bir egitim olmalidir. Egitimimizin temeli de ülkemizde yasayan, ülkemize her gün bir sekilde katkida bulunan azinliklarin tarihlerini dogru olarak ögretmek olmalidir. Bu da ikinci NOKTA. Politik olarak Kim? Neden? Nerede? Niçin? Nasil ve Niye? diye sormaya devam edebiliriz. Bir siyasi istikrar olmalidir. Bir program, bir hedef olmalidir. Biz her seçimde hem istikrar hem de hedef degistiriyoruz. Kim gelirse gelsin hedefimiz belli ve açik olmalidir. Hükümet ve muhalefet bu konuda bir olmali, belli bir hedef belirlemelidir. 50 ye yakin vatandasin öldügü, bine yakininin da yaralandigi böylesine bir felaket bir sekilde herkese ders olmali, çatlak seslere de yer vermemelidir. Kizim sana söylüyorum, gelinim sen anla... Avrupanin yumusatilmis karnina bir tekme attilar ortaligi dagittilar sanmayin. Türkiye neler ile bas etti bununla da bas eder... Ama AB dikkat etsin, Fransada Korsikada olan patlamalardan sonra aman Korsikaya gitmeyin, Fransaya gitmeyin diyen var mi? Ya da Ispanya da sahil seridinde olan patlamalardan, olan ETA saldirilarindan sonra aman Ispanyaya gitmeyin mi dedi bütün AB hükümetleri? Durun efendiler... Bu ne biçim perhiz, ne biçim lahana tursusu? Senin içinde olursa hiçbir sey yok devam, bizde olursa gitmeyin... Nerede hakkaniyetiniz sayin ABnin efendileri... Yani bu konularda bu güne kadar sizler her konuda o kadar iyi idiniz ki ortalik gül bahçesi... Yaziklar olsun bu gibi düsünceye. Bir de biz bunlarin arasina katilmaya çalisiyoruz. Türkiye bunlardan çok ama çok daha kötü olaylar yasadi. Hiç kimse elinden tutmadi, hiç kimse yardim elini uzatip biz sana terör ile mücadelede yardim edecegiz demedi. Ama Türkiye terör ile mücadelelerinin hepsinden alinin aki ile çikti. Terörün dibini kaziyamadi ise, nerede ise kökünü kuruttu. Bunu da 40.000 sehit vererek yapti. Unutmayin beyzadeler. O 40.000in öldügü yerde, 70.000.000 milyon daha var. Kadini, çocugu, yaslisi ve genci ile. Bu da ikinci VIRGÜL. Ekonomisini bir sekilde Subat 2001 den beri toparlamakta olan bir Türkiye var. Türkiyenin iyi olmamasini isteyen kimler var? Türkiyeyi destabilize etmek isteyen kimler var? El-Kaide kimin ekmegine yag sürmeye çalisiyor? Sayet o ise bu saldirilari yapan. Bir de bu sorulara cevap arayalim. Sayet El-Kaide bu isin arkasinda ise, o zaman Türkiyede örgütlenmekte olan ve Laikligin yüzkarasi bütün dinci örgütlerin kapatilmasi zamani simdi gelmistir. Yarin Türkiyeyi bir Iran olarak görmek istemiyorsak da, hükümette kim olursa olsun, hangi egilimden olursa olsun bunu yapmak zorundadir. Yoksa bütün sayginligini yitirmis bir hükümet olarak karsimizda oturur. NOKTA © Selçuk M. PERIN selcuk@selcukperin.com www.selcukperin.com |