Bugünün Gündemi: Van Orhan BIRGIT Cumhuriyet - 19/10/2005 Hem gazeteci, hem de hukukçusunuz.
Yeni Türk Ceza Yasasi'nin 288. maddesindeki ''Bir olayla ilgili olarak baslatilan sorusturma veya kovusturma kesin hükümle sonuçlanincaya kadar, savci, hâkim, mahkeme, bilirkisi veya taniklari etkilemek amaciyla alenen sözlü veya yazili beyanda bulunan kisi, alti aydan üç yila kadar hapis cezasiyla cezalandirilir. Bu suçun basin ve yayin yolu ile islenmesi halinde verilecek ceza yari oraninda arttirilir'' hükmünü de elbette biliyorsunuz.
Ama oturmus, Van Yüzüncü Yil Üniversitesi Rektörü'nün tutuklanmasi ile ilgili tartismalara, ucundan kenarindan da olsa karismaya kalkisiyor, yazinizin basligini ''Bugünün Gündemi: Van'' olarak belirliyorsunuz.
Niçin?
Rektör Prof. Dr. Sayin Yücel Askin 'in bir politik komploya kurban gittigine inanan ve kimi bilim adami, kimi politikaci bir dizi vatandas, özellikle son tutuklama karari karsisinda ileri geri konusuyor, demeç veriyor; dahasi sorunu parlamentoya tasiyor. Öylece yukariya aldigim yasa hükmü karsisinda bir tür toplumsal direnis uyguluyor. Madde gerçekten ihlal ediliyorsa, savcilarin yasa dinlemezler hakkinda esit olarak harekete geçmeleri de imkânsiz hale geliyor. Ülkemizdeki üniversite rektörleri, bugün ''Rektörler Komitesi'' adi altinda toplanacaklarini ve sorunu ele alacaklarini açikladilar.
Olayin perde arkasi da mi var? Tutuklu Rektör Sayin Prof. Dr. Yücel Askin'i Van Kapali Cezaevi'nde ziyaret eden YÖK Baskanvekili Prof. Dr. Isa Esme , bugünkü olaganüstü toplantiya ''olayin perde arkasi'' ni anlatan bir rapor sunacagini açikliyor.
Tümü bilim adamlarinin olusturdugu, önemli bir bölümü hukuk otoritesi bir anayasal kurulus, Van Yüzüncü Yil Üniversitesi Rektörü ile ilgili sorusturmanin direksiyonundaki o görünmez, ama güçlü elin önündeki perdeyi kaldiracak mi?
Kaldirabilirse, ardindan hangi gözü kararmis kisi ya da kisiler çikacak? Egitim konularinda uzmanligini kanitlamis gazeteci Abbas Güçlü , önceki gece bir haber kanalinda, dün de gazetesindeki kösesinde, olayin geçtigi Van için, Milli Egitim Bakani Çelik 'in adindan söz ediyordu. Güçlü, ''Van'da her sey onun kontrolü altinda. Çelik, YÖK'le kavgasini Van'da yapiyor diyenler de çogunlukta'' diyordu. Egitim Bakani'nin, YÖK'le olan kavgasinin altinda imam hatip ve türbanla ögrenime devam tartismasinin yattigini bilmeyen yok. Iyi de o kavga için bir rektörü kurban seçmek, aylarca önce baslatilmis bir sorusturmanin belgelerinin yok edilmesi kuskusunu öne sürerek tutuklanmasini istemek, yine de hangi akla sigar ki?
Basbakan Yardimcisi ve Pamuk Davasi! Mahkemeler üstünde tartisma yaratmanin yöntemini, yazimin basinda sözünü ettigim Ceza Yasasi'ni TBMM'ye getiren bugünkü hükümetin özellikle Basbakan Yardimcisi ve Disisleri Bakani Gül baslatti. Disisleri Bakani olarak AB ülkelerini dolasiyor Sayin Bakan. Kendisine özellikle Orhan Pamuk 'un davasi için soru yönelten meslektaslarina da yabanci gazetecilere de o davanin romancimiz hakkinda aleyhte bir yargiya ulasilmadan düsürülecegi üstündeki sezgisini takir takir söylüyor.
Abdullah Bey, Türkiye'ye döndügünde kendisinden demeç almak için görevlendirilen muhabir arkadaslar, firsat bulup bir de Van Yüzüncü Yil Rektörü'nün davasi için düsüncesini ögrenmek isteseler?
Rektörün tutukluluguna yapilan itirazin olasi akibetini de belki Sayin Bakan'in yorumu ile ve öncelikle ögrenebiliriz.
Öyle ya, Orhan Pamuk'un cani can da Yücel Askin'inki patlican mi?
****
Atalarimiz dünyada Van, ahrette iman mi demisler? Ahrette imani bulmak için Van'da adil olmayi unutmamaliyiz.
Faks: 0 212 677 08 21 obirgit@e-kolay.net |