3 Ekim ve Straw'un Itirafi Erol MANISALI Cuymhuriyet - 07/10/2005 3 Ekim belgesinde ilgimi çeken birkaç konu var. Bunlari sizinle paylasmak istiyorum.
1) Türkiye'nin üye yapilmasinda ''AB'nin hazmetme kapasitesi göz önüne alinip degerlendirilecektir'' ifadesi. Yani Türkiye, Kopenhag kriterleri ve diger konularda üstüne düsen her seyi yerine getirmis olsa da; AB ''Seni hazmetmem çok zor, bu nedenle tam üye yapamiyorum'' diyebilecektir. AB'nin eline böyle bir koz en bastan veriliyor. Üstelik hiçbir nesnel ölçü konmadan. Örnegin;
a) ''Seksen milyon Müslüman nüfusu hazmedemiyorum'' diyebilir.
b) ''Zaten sosyal sorunlarim, issizlik sorunlarim var; üstüne 80 milyon insan ekleyip bu yükü tasimak istemiyorum'' diyebilir.
c) Türkiye'nin içinde ve çevresinde dünya kadar sosyal, siyasi, dini ve askeri sorun var; AB, Türkiye'yi içine alarak bu sorunlarin kendi üzerine yigilmasini istemiyor diyebilir.
Bunlara benzer yüzlerce ''hazmedememe nedeni'' üretmek mümkündür. ''Hazim konusu'' 17 Aralik 2004 belgesinde bulunmayan, 3 Ekim belgesine konmus olaganüstü bir bulus olarak nitelenmelidir. AB içinde, ''Içeri alinmadan, özel statü en bastan kabul edilsin'' ifadesini koymak isteyenler, bu ifade ile esanlama gelebilecek sonuca ulasmislar.
2) ''Ucu açiklik'' , ''Üyelik güvencesi yoktur'' , ''Sonuç elde edilemez ise gelinen noktada dügüm atilir'' ifadeleri 17 Aralik 2004 belgesinde de yer alan ''normal disi'' bir zemin olusturuyor. Bu unsurlar ''hazmedememe'' konusu ile birlikte ele alindiginda, ''üyelik disi özel statünün'' bütün altyapisi, 3 Ekim belgesi ile tamamlanmis oluyor.
3) 6. maddede 1963 Ankara Anlasmasi, 1970 Katma Protokolü ve 1995 Gümrük Birligi anlasmalarina atifta bulunularak bunlar, ''bir bütün halinde, Türkiye'nin yükümlülükleri'' olarak degerlendiriliyor. Hükümet bu maddeyi kabul ederek anayasal bir hata yapmistir:
a) Gümrük Birligi Ankara Anlasmasi ve Katma Prokokol'ün ''tamamlayici parçasi - mütemmim cüz'ü'' degildir (*).
b) Gümrük Birligi'nin uygulanmasi, müzakerelerde bir kosul olmamaliydi, çünkü hiçbir aday için Gümrük Birligi yoktu.
c) Gümrük Birligi'nin ''görüsmeler süresince derinlestirilmesi'' , özel statünün (*) altyapisini kaçinilmaz olarak hazirlayacaktir.
3 Ekim 2005 belgesini 6 Mart 1995 ve 17 Aralik 2004 belgeleri ile birlikte ele alip degerlendirmek gerekir. Bu üç temel parça yan yana kondugunda çikan resim sudur:
1) Müzakerelerde ipler tamamen karsi tarafin elindedir. AB kurumlari bir bütün olarak veya her bir AB üyesi ayri ayri, ''Türkiye üzerinde dengesiz ve sinirsiz'' baski, oyalama ve müeyyide uygulama olanagina sahip hale geliyor. 17 Aralik 2004 ve 3 Ekim 2005 belgelerine yerlestirilen birçok madde,
a) bazen AB kurumlarinin;
b) bazen AB üyelerinin;
c) bazen de BM ve Uluslararasi Adalet Divani
gibi kurumlarinin Türkiye üzerinde baski yapma olanagini sagliyor.
2) 3 Ekim belgesi 6. maddesine, ''Türkiye'nin açik ekonomi (rekabetçi) ve liberal ekonomi'' uygulamasi kosullari yerlestirilmistir. Gümrük Birligi'nin üzerine 17 Aralik ve 3 Ekim belgelerinin AB tarafina sagladigi ek denetim ve yönlendirme unsurlari da eklenince ''ekonomi tamamen AB'nin güdümüne sokulmus oluyor'' . Bir yandan sonu olmayan bir biçimde uzayip giden ''ucu açik'' görüsmeler; öte yandan ekonominin AB sirketlerinin ve kurumlarinin fiili güdümüne girmesi, ''özel statüyü daha ilan etmeden uygulamaya sokacaktir'' .
3) AB 6 Mart 1995, 17 Aralik 2004 ve 3 Ekim 2005 belgeleri ile ''Türkiye'den alabileceklerinin tümünü saglamistir'' . Simdi bu tek yanli zemini, kendi lehine kullanarak Türkiye üzerinde egemenligini her alanda gerçeklestirme olanagina sahip konuma gelmistir.
Hiçbir ''hazimsizlik sorunu'' yasamasina gerek kalmayacaktir.
En basta degindigim üç nokta, 3 Ekim belgesindeki çarpikliklarin sadece küçük bir bölümünü olusturuyor. Ilerideki yazilarimda digerlerine de kuskusuz deginecegim.
Ve Straw'un itirafi Bu arada Disisleri Bakani Straw , 3 Ekim'in AB için ne anlam tasidigini itiraf etmis. Rumlara, ''Itiraz ederseniz KKTC ortadan kaldirilamaz ve Türk askeri adadan zor gider'' demis. Kisacasi, 3 Ekim belgesi ile ''Türkiye'yi bekleme odasina hapsedip elini kolunu baglayamazsak ne Kibris'i ne de diger ödünleri alabiliriz'' demis.
Iste Straw bu cümlesi ile 3 Ekim belgesinin AB açisindan ne anlam tasidigini bütün çiplakligi ile itiraf etmis: Türkiye'yi bekleme odasinda igfale devam belgesi...
Isin ilginç yani baska bir Ingiliz, Komisyon üyesi Sir Leon Britton 1995'te hazirladigi Türkiye Raporu'nda, ''Türkiye Gümrük Birligi'ne sokulamaz ise Kibris konusunda amacimiza ulasamayiz'' demisti (**). Ne tesadüf, 3 Ekim belgesine nereden ve nasil sinsi sinsi gelindigini medyada yer alan raporlar ve sözler bile anlatmaya yetiyor, tabii anlayanlar için...
(*) Dr. Kemal Baslar ''Erol Manisali ve Ögrencileri'' , Bilgi Yayinevi, 2005.
(**) ''...... Sessiz Darbe'' , 2004, Der Yayinlari.
www.istanbul.edu.tr/iktisat/emanisali
|