Avrupa, Kibris'ta kendini aldatiyor Mehmet Ali BIRAND Hürriyet - 21.09.2005 25'lerin üzerinde anlastiklari Karsi Deklarasyon Türkiye'nin istemedigi görüslerle çikti. Bu sonuç, Türkiye'nin 3 Ekim'de masadan kalkmasini gerektirecek kadar kötü degil. Ancak masaya oturduktan sonra Kibris sorunu her kavsakta karsimiza çikacak. Avrupa Birligine üye 25 ülke sonunda anlastilar. Türkiye'nin Temmuz ayinda, Kibris konusunda yaptigi (Kibris'i tanimadigi yolundaki) tek yanli Deklarasyona bir Karsi Deklarasyonla yanit verdiler.
Türkiye'nin Deklarasyonu sadece kendini bagliyordu ve çözüm bulunmadan önce Kibris'in resmen taninmayacaginin altini çiziyordu.
25'lerin Karsi Deklarasyonlari da tek yanli. Türkiye'yi baglamiyor. Yaptirimi yok, ancak Avrupa'nin bundan sonra Kibris konusundaki "egilimini"ortaya koyuyor. Baglayiciligi olmasa dahi, Kibris politikasinin ipuçlarini veriyor.
1 inci mesaji da söyle: Müzakereler sürecinde Kibris'i tanimalisiniz.
Ancak, bu tanima konusuna kesin bir tarih vermiyor. Yani son müzakere gününe kadar tanima tartismalari sürdürülecek.
2 inci mesaj da söyle: Türkiye, gümrük birligi çerçevesinde, Kibris ürünlerini tasiyacak Kibris bandirali gemilere limanlarini açmali. Açmadigi taktirde, bu durum müzakereleri etkileyecek.
Bu konuda da kesin bir tarih yok. Yani ucu açik bir tartisma.
Avrupa Birliginin yaklasimi etik degil. Uluslararasi hakkaniyete uygun degil.
Bazi ülkelerin iç politikalarindan kaynaklanan yaklasimlari ve Türkiye ile müzakereleri mümkün oldugu kadar uzatma çabalari, Karsi Deklarasyona yansidi.
Avrupa Birligi, bu tutumuyla açikça kendi kendini aldatiyor.
Herkesin bilmesi gereken bir nokta var ki, Türkiye'de hiçbir hükümet bu dayatmayi kabullenemez. Türkiye, bu asamaya gelindikten sonra, ne limanlarini açabilecek, ne de Kibris'i taniyacaktir.
Avrupalilar da bu gerçegi çok iyi biliyorlar. Ancak, bir yandan Rumlari ve Yunanlilari tatmin etmek, öte yandan da Türkiye ile müzakereleri -eger mutlaka durdurmak isterlerse- engelleyebilecek bir manivelayi elinde tutmak istedikleri anlasiliyor. Hazirlikli olalim. Bundan sonra her asamada karsimiza Kibris çikacaktir. Her müzakere açilisi veya kapatilmasinda Rumlar "Türkiye ne limanlarini açti, ne de bizi resmen tanidi" diye sikayet edecekler. Diger üyeler diledikleri anda Rumlarin arkasina saklanacaklar ve Türkiye'ye baski yapmaya çalisacaklar.
Bütün müzakereler süresince burnumuzdan getirecekler.
NE YAPALIM ? KAPIYI VURUP GIDELIM MI ?
Simdi bu temel soruya yanit vermemiz gerekiyor: Ne yapmali? Baglayici yani olmayan bu deklarasyona bakip 3 ekim'de masaya oturmaktan vaz mi geçelim?
Hayir.
Böyle bir tutum büyük hata olur.
Masaya oturulmali ve karsimiza çikacak tüm güçlüklerle mücadele etmeliyiz.
Deklarasyon bizi rahatsiz edebilir, ancak kapiyi vurduracak kadar degil.
Bardagin dolu tarafina bakildiginda durum farklilasiyor.
Örnegin, Kibris'ta çözümün yine de Birlesmis Milletler çerçevesinde gerçeklesmesi gerektigi belirtiliyor. Ayrica Kibris'in istedigi gibi kesin tarihler konmadi. Papadopulos kisitli biçimde tatmin edildi ve orada kalinildi.
Bardagin en olumlu yönü, yarisindan fazlasinin dolu olmasi, yani 3 ekim müzakerelerinin önünün açilmasi. Unutmayalim ki, 3 ekim randevusu su veya bu sekilde iptal edilseydi, Türkiye açisindan çok daha büyük ekonomik ve politik sorunlarla karsi karsiya kalacaktik.
Simdi, kerhen veya zor dahi olsa, yine de masaya oturulacak. * * *
ULUSLARARASI ILISKILER HAKSIZLIKLARLA DOLU...
Olaylarin içine girdikçe, Uluslararasi iliskilerin ne kadar çifte standart, ne kadar haksizliklarla dolu oldugunu görüyoruz. Haksizlik ve çifte standart diz boyu.
Hiç merak etmeyin, bizde yapiyoruz. Bizde, isimize geldiginde bir önce söyledigimizi kivirtiyoruz. Ancak bunu Avrupalilar yaptiginda daha çok kiziyoruz. Nedeni de, Avrupalilarin sürekli sekilde "sözünde durma" ve "güvenilir olma" ilkeleriyle övünmeleri.
Bu konuda, bizimle Avrupalilar arasindaki temel farklilik, bizim karsimizdakinin gözüne sokarcasina yapmamiz, Avrupalilarin ise kilifina uydurmasi.
Ancak bu defa kilifa uydurmayi da pek basarabilmis degiller. Minare kilifa veya çuvala sigmadi.
Kibris'ta, birlesmeye Rumlar hayir desinler... Bütün AB ülkeleri bu durumu elestirsin... KKTC'ye uygulanan izalasyonun kalkmasi için harekete geçilsin, ancak Rumlar itiraz edince durulsun...
Sonra da kalkip Türkiye'den, sanki Rumlar'i ödüllendirir gibi, limanlarini açma taahhüdü iste...
Iste bu kadari biraz fazla... Gerçektende minare kilifina sigmadi...
<mailto:mabirand@e-kolay.net> mabirand@e-kolay.net |