hautdroite2.gif (179 octets)

Ataturquie

A TA TURQUIE, Association socio-culturelle

EUROPE - TURQUIE

--- Retour ---

Kararin Kararsizligi

Gündüz Aktan
Radikal - 25/12/2004

 

17 Aralik zirvesinde Türkiye ile giris müzakerelerini baslatma karari alindi.
Ama çeliskiye bakin ki AB, Türkiye'yi üye yapma kararini hâlâ alamadi. Türk heyeti Kibris konusunda bogusurken, kararin 23. paragrafinda, ismen telaffuz edilmemekle birlikte, fiilen 'imtiyazli ortaklik' düzeyine indirilmis bir statünün yolu açildi.

Nitekim Isveç Basbakani Persson'un "Bizim gönlümüzdeki, Türkiye'ye herhangi bir sart koymadan, bir üyeligin müzakere edilmesiydi. Fakat Türkiye fazla direnmedi. Biz olsaydik bu sartli üyelik konusunu kabul etmezdik" sözleri vahim bir gerçege isaret ediyor.
Müzakerelerde usul olarak kazanilan söylenmez. Tersine karsidakinin kazançlari sayilir dökülür.

Ama Persson Nordik dürüstlügüyle gerçegi söyleyivermis. Diger AB ilgilileri kim bilir ne kadar kizmislardir. Her neyse, kuskulandigimiz çok önemli bir noktanin böylece dogrulanmasi iyi oldu.

Kararin 23. paragrafi 2. alt paragrafinda yer alan 'derogasyon' kavrami bu sartli yani özel statü temelindeki üyeligi öngörüyor. 'Uzun geçis dönemleri' ve 'özel düzenlemeler' geçici nitelikte olduklarindan tam üyeligi engellemiyor. 'Koruma hükümleri' ise sürekli olamayacagi için üyelik haklarini kisitlamiyor. Ilgili ülke veya onun vatandaslari Lüksemburg ABAD'ta dava açmak imkânina sahipler. Ama derogasyonlar sürekli olabiliyor. Giris antlasmasina, oradan da AB'nin kurucu antlasmasina ya da yeni anayasaya girecek derogasyonlar birincil hukuk olacagindan, iptali için yargiya da basvurulamiyor.

AB'de mevcut sürekli derogasyonlarin alanlari sinirli. Hatirlanacagi üzere, Annan Plani'nin tartisilmasi sirasinda, kuzeye çikacak Rumlarin sayisi, sahip olacaklari emlakin miktari ve merkezi hükümet için güneyde oy kullanilmasi gibi AB hukukuna aykirilik olusturan hususlarin sürekli derogasyonlara baglanmasini istemistik. Ama Verheugen, AB'de böyle bir uygulama olmadigini söylemisti. Simdi AB esasen mevcut olan bu uygulamayi, 'kisilerin serbest dolasimi, tarim ve yapisal politikalar gibi alanlara' yayarak, bize özel statü vermeye hazirlaniyor.

AB ile 41 yillik iliskimiz bize herhangi bir aday ülke olmadigimizi gösterdi. Bazi AB çevreleri, sadece büyüklügümüz, cografi yerimiz ve ekonomik düzeyimiz yüzünden degil, onlarin açisindan çok daha önemli olan, din ve kültür gibi AB ülkelerinin özsel kimlik unsurlarini paylasmadigimiz için, bizi tam üye yapmak istemiyor. Aslinda üyeligimizi rasyonel nedenlerle destekleyen siyasi liderler de ayni kültürel ekolojinin ürünü olarak, ikircikli davranabiliyor.
Bu baglamda Türklere serbest dolasimin yasaklanmasi sembolik bir önem kazanmisa benziyor. Konuya vâkif olan herkes, uzun geçis dönemleri ve koruma hükümleriyle Türkiye'den AB'ye girisleri denetlemenin ve gerektiginde durdurmanin mümkün oldugunu biliyor. Ama bizi üye alirken, içlerine almamak gibi önyargilardan kaynaklanan çeliskili egilim, sürekli bir yasak konulmasina yol açiyor.

Bugüne kadar AB ile iliskilerde benzer engellerle karsilastigimizda, verileni alip, verilmeyeni ileride alma umuduyla yola devam ettik. Bazilari, Avrupali olmaktan ziyade 'Sarkli' bir zihniyeti yansitan bu yaklasimi savunmaya devam ediyorlar. Ama sorun artik farkli. AB üyesi olacagiz diye bizden, Kibris'ta Annan Plani'nin gerisine gitmek, Ege'de Lahey UAD'in vereceginden fazlasini Yunanistan'a vermek, 'Ermeni soykirimini' tanimak ve Cumhuriyet'in kurucu ilkelerinden fedakârlik ederek kolektif haklara sahip yeni azinliklar yaratmak gibi, baska ülkelerden istenmeyen olaganüstü ve geri dönülemez adimlar atmamiz bekleniyor. Buna karsilik temel üyelik haklarindan mahrum edilmemiz amaçlaniyor.

Bu denklem çözümlenemez. Türkiye gerçekten AB üyesi olacagini bilmeden bu konularda makul adimlar bile atamaz, atmamali. Basina yansidigi gibi Disisleri bu konuda bir nota yazmissa, umarim, sürekli derogasyon kabul etmeyecegimizi kesinlikle bildirmistir.

Halka 'Serbest dolasimin yasaklandigi bir AB'ye üye olmak ister misiniz?' diye sorulsa, yüzde kaç evet der acaba?

     

 

[Présentation] [Press-Book] [Album] [Activités] [Actualités] [Nous Contacter] [Olusum/Genese]
[Dossier O/G] [Editions A TA TURQUIE] [Bibliographie] [Bibliothèque] [Poésies] [Hommage] [Galeries]
[Exposition] [Manifestations] [Annuaire] [Annonces] [Informations] [Liens] [Carnet Rose] [Quoi de Neuf]

Copyright 1999-2000 © Site créé par ATATURQUIE
Tel : 03 83 37 92 28 / Fax : 03 83 37 83 30 / poste@ataturquie.asso.fr
Webmaster :
Dominique SOUTREL
Site optimisé en 1024 x 768 pour Microsoft Internet Explorer 5

basdroite.gif (174 octets)