1915 Osmanli-Rus Ermeni Trajedisi - Emin DEGER
Emin DEGER In Cumhuriyet 05/02/2001
Bu bir kitabin adidir. Sevr düsünden çikamayan Bati'nin, yüzyillarin kiniyle kararan çirkin yüzüne indirilen bir samarin belgesi olmanin ötesinde, akil disi soykirim savlarini çürüten kitabin(1) adidir. Bu kitap, tarihe gerçeklerin notunu düsüren bir çalismanin ürünüdür. Gerçegin izinde yürüyen bir Fransiz avukatinin, 1915 Ermeni olaylari ve tehciriyle ilgili belgesel ve basarili çalismasi, Türkiye'yi asilsiz savlarla suçlayanlar için hazirlanmis bir iddianamedir. Avukat George de Maleville, Ermeni soykirimi savini belgelerle çürütmekle kalmiyor, Fransa'nin diktigi ''Kin Aniti'' nin ''...bayagi bir düsüncenin ürünü'' oldugunu vurgulayarak tarihe not düsüyor. Maleville, Ermeni sorununu irdelerken nesnellikten ayrilmiyor. Dahasi Istanbul'a geliyor ve Ermeni yurttaslarimizla yüz yüze konusuyor. Belgeleri inceliyor ve o tarih olayini gerçek boyutuyla çözümlemeye çalisiyor. Çalismasinda Ermeni savlarini da degerlendiriyor. Erzurum ve Van yöresindeki olaylarin izini süren yazar, Ermenilerin Çar ordusuyla isbirligi içinde Türklere karsi katliama giristiklerini de belgeliyor (Syf: 50-51). Belgeleri ve taniklari tek yanli seçmemis. Genis bir kaynakçadan ayri, kendi gözlem ve arastirmalarinin da yer aldigi kitap, Bati'nin Türk düsmanlarinin yüzüne çarpan gerçeklik anitidir. Ilk tanigini görelim mi? Bir Ermeni yazaridir bu. Ermeni yazari Papazyan, ''Tasnaklarin Osmanli Ermeni kesiminin liderleri, Osmanli Imparatorlugu savasa girince, bu ülkeye verdikleri seref sözünü tutmadiklarini...'' dahasi; ''gönüllü Ermenilerin Kafkasya cephesinde Osmanlilara karsi savasmaya gitmeleri için çagrida bulunuldugunu'' yazar. Tarihçi Rafael de Nogales 'in saptadigi su davranisa ihanet disinda ne denir: ''Savas fiilen baslayinca Osmanli Meclisi'ndeki Erzurum Milletvekili Pastirmaciyan, III. Ermeni ordusunun hemen hemen tüm subay ve erleriyle cephe degistirmis ve Rusya tarafina geçmistir... Kisa bir süre sonra, bu subay ve erlerle geri dönüp köyleri yakmaya ve ele geçirdikleri sessiz durmakta olan tüm Müslümanlara biçaklariyla acimasizca saldirmaya baslamislardir.'' Ihanete çanak tutanlar Bir baska tarihçi, Clain Price ; dogu siniri kesiminde, Ermenilerin Rus ordusu saflarina geçmek üzere askerden kaçtiklarini yazar. Su saptamasi ihanetin arkasindaki iki yüzlü Bati'yi gösterir. Price: ''1915 Nisani'nda Lord Byrce ile Londra'daki 'Ermenistan Dostlari Dernegi' nin asker kaçaklarini silahlandirmak için para toplamaya basladiklarina'' deginir ve söyle sürdürür: ''Ruslarin bu gönüllüler destegi karsisinda kayitsiz kaldiklari iddia edilemez. Nihayet nisan ayi sonunda bunlar Van'i ele geçirdiler. Osmanli halkini kiliçtan geçirdikten sonra, kentte geri kalmis olanlari Rus ordusuna teslim ettiler.'' (Syf: 51-52) Maleville bu olaylara nasil mi bakiyor: ''Iste kendi dostlarinin agzindan sözüm ona dürüst ve ulusal halkin yaptigi eylemlerin anlatilisi. Ingilizlerden saglanan ve ' soykirim' konusundaki kampanya sirasinda, Türkleri suçlayanlarin basinda gelenlerden biri olan Lord Byrce tarafindan toplanan paralarla, bu halk Ruslar tarafindan silahlandirilmaktadir!..'' (Syf: 51-52) Clain Price bu olaylardan sonra, ''Enver Hükümeti, ordudaki Ermenilerin dürüstlügünden kusku duydugu için silahlarini alarak istihkâm bataryalarina gönderdigini'' (Syf: 51) yazar. Maleville'nin su saptamasi bile olayi ne denli nesnel ölçülerle ele aldiginin kanitidir. Olaylarin bu asamadan sonraki gelismelerini Maleville'yi izleyerek ögrenelim: Savasin ilanindan itibaren Klikya ve Maras yöresindeki Ermeniler ayaklanir. 1915 Subati'nda, Rusya'nin Londra Büyükelçisi, Antakya'ya bir çikarma yapar ve 15.000 asiye erzak saglamak amaciyla Ingilizler nezdinde girisimde bulunur. 29 Kasim'dan itibaren Van yöresinde bir silahli direnis örgütü eyleme geçer. Baslarinda Van Milletvekili Papazyan vardir. Müslüman halk, evlerinden kovulur. Vali Papazyan 24 Nisan günü kentten ayrilir. (Syf: 52). 22 Nisan günü, Sivas Valisi telgrafla ''Ermenilerin 30 bin kisiyi silahlandirdiklarini, bunlardan 15 bininin Rus ordusuna katildigini'' yazar; 15 bininin de Osmanli ordusunu arkadan kusatacagini bildirir. (Syf: 52). 27 Nisan'da, 1000'den fazla asker kaçagi Diyarbakir'da tutuklanir. Maleville bu kisa notlardan sonra der ki: ''Tüm bu olaylar genelkurmayin resmi telgraflariyla saptanmistir. Ve bu kosullarda Dogu Anadolu'nun tümü ayaklanma halindeyken, Osmanli hükümetine ordularinin ve kendisine sadik kalan halkin güvenligini saglamak için karsi önlemler almis olmaktan dolayi suç yüklemek istenilecekti.'' (Syf: 53-54). Ya su tarih gerçegi ''Yunanistan 1917'de Osmanliya karsi savasa girdiginde, Anadolu Rumlarina karsi hiçbir kötü hareket yapilmamistir. Anadolu'daki Rumlarin sürgün edilmesi düsünülmemistir. Çünkü Rumlar rahat durmuslardir. Ve 1918 ateskesine kadar baslarina kötü bir sey gelmemistir.'' (Syf: 53). ''Eger Ermeniler ayni seyi yapmis olsalardi, kisacasi.. sürgün ve bununla gelen katliam olmayacakti.'' (Syf: 53). Maleville'i izlemeyi sürdürelim: ''Bütün ülkelerde tüm yönetimlerde savasta olan ordularin kurmay heyetleri, savas bölgesinde oturan ve birliklerinin hareketini engelleyebilecek olan halklari cephe gerisine göndermektedirler. Özellikle de bu halklar kendisine düsmansa...'' (Syf: 53-54). Bu olaylar sonunda Osmanli Devleti tehcir karari almis ve uygulamistir. Bu konuyu da yazarin bakisiyla tarihe not olarak düselim: ''Nakil sirasinda, gerçekten birçok trajik olay görülmüstür. Fakat bunlardan hiçbiri Bâb-i Âli tarafindan verilen emir üzerine olmamistir. (..) Osmanli mahkemeleri tarafindan savas sirasinda verilen mahkûmiyet hali disinda, katliamlarin faili olan bu kontrol edilemeyen 'elemanlarin' kisiligi saptanmis degildir. Zira bunlar daginik düzende, kelimenin tam anlamiyla nakledilen Ermenilere karsi bir rastlanti sonucu olarak eylem yapmislardir. Kürtler mi acaba? Yol eskiyalari mi? Yakinlarinin öcünü almak isteyen Müslüman Türkler mi? Kuskusuz rastgele, her bir kategoriden bir parça. Ve sunu da yineleyelim: Rastlanti sonucu. Zira, bu felakette, birlikte yapilmis hiçbir plan yoktur. Bunu gözlemek önemlidir.'' (Syf: 68-69). Tarihe not düsürmek Soykirim yapmamis bir ulusun bireylerinin bilgisizliginden, bilenlerin de ilgisizliginden yararlanarak yerel karsilikli öldürme olaylarini soykirim olarak yansitan kimi aydinlarin yol açtigi suçluluk psikozuyla hareket etmeyen her sagduyulu insanin, savunma degil hesap sorma konumunda olmasi gereken günlerdeyiz. Çünkü bir insan toplulugunu, ulusal, budunsal, dinsel vb. nedenlerle planli bir biçimde yok etme gibi insanlik suçu olan soykirim ile 1915 ve sonrasi olaylarinin ilgisi kurulamaz. Bu kitap bunun belgesel kanitidir. Maleville'in son satirlari, yalniz disaridaki aymazlara degil, bizden gibi görünen ihanet yolcularina ders olacak niteliktedir. ----------------- (1) George de Maleville, 1915 Osmanli - Rus Ermeni Trajedisi, Toplumsal Dönüsüm Yayinlari, 1. Basim 1998. Bu kitapta ayrica, kaynak yayinlarin adi ve bulunduklari yerleri gösteren genis bir liste bulunuyor. Ilki Elestirel Bibliyografya adiyla verilmis. Ayrica TBMM Kitapligi'ndaki konuyla ilgili 282 yayinin raf numaralarini içeren kaynakçaya da yer verilmistir. |